Sevgisizler Yurdu

“Her şeye rağmen seni seviyorum” diyebilmek hayata satır başı yaparak devam etmektir…

Kalbinin hala onun için atmasından daha büyük bir duygu icad edilmemiştir muhakkak.

Çok uzun zaman hasbıhal etmeyeli, belki sana göre çok kısa bir zaman, belki bir göz yumma anı. Ama uzun zaman oldu bil. Olmamışlıkların meyveleri hala ham.

Daraldığında yine derin nefes alıyor musun? Ciğerlerine dolan hava bastırıyor mu içindeki sesleri bilmiyorum. Ama bilmeni isterim ki aldığım her nefes daha da çok konuşturuyor içimdeki seni. Hayat çok acımasız bazen. Ne zaman tamamiyle sana odaklansam sırtımdaki sızıyla uyanıyorum. Anlayacağın hala sırtımdan vuruyorlar. İyi ki göğsümde bir yerlerdesin…

Soracaksan eğer “nasılsın?” diye, senleyim. Sen sormadan cevaplıyorum hala birçok şeyi.

Sendeki bana iyi bak.
Çünkü ben
Bize çok iyi bakıyorum.

Seni seviyorum.

Zamanla değişen çok şey vardır elbette. Ama bazı sevgiler vardır ki bizim sevgimiz kadar yüce, bizim hislerimiz kadar kuvvetli, bizim düşlerimiz kadar yücedir.

Ama ne olursa olsun kimse benim kadar sevemez.
Çünkü ben
Hayata
Satır başı yaparak değil,
Sayfa atlayarak
Devam ediyorum.

Seni seviyorum.

mirfanK’10
[Biziz]
Reklamlar

Sevgisizler Yurdu

“Her şeye rağmen seni seviyorum” diyebilmek hayata satır başı yaparak devam etmektir…

Kalbinin hala onun için atmasından daha büyük bir duygu icad edilmemiştir muhakkak.

Çok uzun zaman hasbıhal etmeyeli, belki sana göre çok kısa bir zaman, belki bir göz yumma anı. Ama uzun zaman oldu bil. Olmamışlıkların meyveleri hala ham.

Daraldığında yine derin nefes alıyor musun? Ciğerlerine dolan hava bastırıyor mu içindeki sesleri bilmiyorum. Ama bilmeni isterim ki aldığım her nefes daha da çok konuşturuyor içimdeki seni. Hayat çok acımasız bazen. Ne zaman tamamiyle sana odaklansam sırtımdaki sızıyla uyanıyorum. Anlayacağın hala sırtımdan vuruyorlar. İyi ki göğsümde bir yerlerdesin…

Soracaksan eğer “nasılsın?” diye, senleyim. Sen sormadan cevaplıyorum hala birçok şeyi.

Sendeki bana iyi bak.
Çünkü ben
Bize çok iyi bakıyorum.

Seni seviyorum.

Zamanla değişen çok şey vardır elbette. Ama bazı sevgiler vardır ki bizim sevgimiz kadar yüce, bizim hislerimiz kadar kuvvetli, bizim düşlerimiz kadar yücedir.

Ama ne olursa olsun kimse benim kadar sevemez.
Çünkü ben
Hayata
Satır başı yaparak değil,
Sayfa atlayarak
Devam ediyorum.

Seni seviyorum.

mirfanK’10
[Biziz]

Histeri

Hissizliğini hissetmek
Bunu hisli bir şekilde dile getirmek
Fena
Acı.

Biz ayrıldık.
Ben istedim.

Yiğit ve buram buram gidiş kokan iki dize. Kabahatini bilen bir çocuk gördüm. Karşısındakini parçalayan, güvenini yerle bir eden bir çocuk, kimine göre adam! Başkasına sadakat gösterirken kendisini aldatan insanlardan bu da. Körü körüne sadakat gösteren bir kızın düş evini yine kızın silahıyla yıkan birisi. Sadakat gelişmiş bir duygu değildir, alınmış bir karardır.

Sonra çocuğun ağzından kızın gidişini uğurlayan sözler duydum. Canım yandı biraz. Belki fırsat yokluğu çekiyordu o ara, belki yıldızların masumiyetine inandı diye düşündüm. Ama gel gör ki bizler sonradan kazanılamayan her şeye karakter diyoruz. Üzülmedim, geçti.

Bazen her şeyi bilmek kötü, bazen her şeyi bilmek zehir. Haklı olmak bazen en kötü durum. El bağlı, kol bağlı, gönül zaten yok.

Ben sevginin siyam ikizini de aldım yüreğime.
Korkma
Üçünüze de yer var.

Ayrıldık
Her günümden on yıl gitti.

Ağızdan çıkan harflerin sayısı kadar kolay değil elbet. Bir insanı söküp atmak yürek işi. Birisini ne kadar sokarsanız hayatınıza, o da o kadar sokar ya hayatınıza. İşte bu durumun adı da bu. Evlat acısı gibi değil bu. Sobaya elin değişinin yakması gibi değil, bunun ayrı bir yeri var. Ayrılığın dünyası tamamen ayrı. O hep oradan yakar.

Yahu gittin madem, adam gibi git! Çocuk gibi değil.
Hiçbir şey hatırlatmasın seni.
Kırıntın dahi kalmasın içimde
Böyle gidilmez
Sevgiden daha büyük olmalı
Ayrılık.

Anlamıyor musun?
Hala
Her adın geçtiğinde
Telaşlanıyorum.
Dilim tutuluyor
Yürüyemiyorum.

Unut
Hatırla-
ma
Ama.

mirfanK’10
[Haklı]

Histeri

Hissizliğini hissetmek
Bunu hisli bir şekilde dile getirmek
Fena
Acı.

Biz ayrıldık.
Ben istedim.

Yiğit ve buram buram gidiş kokan iki dize. Kabahatini bilen bir çocuk gördüm. Karşısındakini parçalayan, güvenini yerle bir eden bir çocuk, kimine göre adam! Başkasına sadakat gösterirken kendisini aldatan insanlardan bu da. Körü körüne sadakat gösteren bir kızın düş evini yine kızın silahıyla yıkan birisi. Sadakat gelişmiş bir duygu değildir, alınmış bir karardır.

Sonra çocuğun ağzından kızın gidişini uğurlayan sözler duydum. Canım yandı biraz. Belki fırsat yokluğu çekiyordu o ara, belki yıldızların masumiyetine inandı diye düşündüm. Ama gel gör ki bizler sonradan kazanılamayan her şeye karakter diyoruz. Üzülmedim, geçti.

Bazen her şeyi bilmek kötü, bazen her şeyi bilmek zehir. Haklı olmak bazen en kötü durum. El bağlı, kol bağlı, gönül zaten yok.

Ben sevginin siyam ikizini de aldım yüreğime.
Korkma
Üçünüze de yer var.

Ayrıldık
Her günümden on yıl gitti.

Ağızdan çıkan harflerin sayısı kadar kolay değil elbet. Bir insanı söküp atmak yürek işi. Birisini ne kadar sokarsanız hayatınıza, o da o kadar sokar ya hayatınıza. İşte bu durumun adı da bu. Evlat acısı gibi değil bu. Sobaya elin değişinin yakması gibi değil, bunun ayrı bir yeri var. Ayrılığın dünyası tamamen ayrı. O hep oradan yakar.

Yahu gittin madem, adam gibi git! Çocuk gibi değil.
Hiçbir şey hatırlatmasın seni.
Kırıntın dahi kalmasın içimde
Böyle gidilmez
Sevgiden daha büyük olmalı
Ayrılık.

Anlamıyor musun?
Hala
Her adın geçtiğinde
Telaşlanıyorum.
Dilim tutuluyor
Yürüyemiyorum.

Unut
Hatırla-
ma
Ama.

mirfanK’10
[Haklı]

Erken Sonbahar


Yaz tazesi güneş sıcakları seni mutlu ediyor ama
Kuruyan bir çift yaprak var
Bak.

Göçmen kuşlar yine önlerindeki kuşların kanatlarını takip ediyorlar biliyor musun? Senin gidişinden sonra yaşadığım ilk sonbahar bu. Şimdi ezip geçiyorsundur aşkımla hayat verdiğim o güzelim yaprakları. Olsun. Biliyorum ki onların her kırılış sesinde beni hatırlıyorsun ve yüreğinde bir şeyler toparlanıyor.

Yaprakları dökülen ağaçlar büyüyünce en büyük aşk olacaklar…

Hadi bakalım becerebilecek misin ardına bile bakmadan soldurduğun yaprakları süpürebilmeyi? Yetecek mi gücün onları savurmaya? Savrulurken onlar dört bir yana dökdüğün yaşlarla yetişecek olan ağaçları da kurut ama, büyümesinler.

Bana söz verdi sonbahar
Artık uğramayacak bana.
Ve ben
Acılarımı emanet ettim
Estireceği en sert rüzgarlara.

mirfanK’10
[Sonbahar]

Erken Sonbahar

Yaz tazesi güneş sıcakları seni mutlu ediyor ama
Kuruyan bir çift yaprak var
Bak.

Göçmen kuşlar yine önlerindeki kuşların kanatlarını takip ediyorlar biliyor musun? Senin gidişinden sonra yaşadığım ilk sonbahar bu. Şimdi ezip geçiyorsundur aşkımla hayat verdiğim o güzelim yaprakları. Olsun. Biliyorum ki onların her kırılış sesinde beni hatırlıyorsun ve yüreğinde bir şeyler toparlanıyor.

Yaprakları dökülen ağaçlar büyüyünce en büyük aşk olacaklar…

Kim bilir kaç kişi yüreğinden sevdi seni
Kaç kişi beğendi
Kaç kişi bağladı ömrünü ayaklarına.
Ama bir tek kişi sevdi
Değişen yüzünün
Her rengini.

Hadi bakalım becerebilecek misin ardına bile bakmadan soldurduğun yaprakları süpürebilmeyi? Yetecek mi gücün onları savurmaya? Savrulurken onlar dört bir yana dökdüğün yaşlarla yetişecek olan ağaçları da kurut ama, büyümesinler.

Bana söz verdi sonbahar
Artık uğramayacak bana.
Ve ben
Acılarımı emanet ettim
Estireceği en sert rüzgarlara.

mirfanK’10
[Sonbahar]

Veda

İlk “merhaba” kadar akılda kalıcı
İlk tokalaşmadaki kadar sıcaktır.
Gelişin bir kokusu varsa eğer
                                               Veda’nın tadı acıdır.

Her söylendiğinde yeni bir başlangıcı müjdeler belki…
Hiç yaşanır mı hayat “belki” diye?

Belki…

Hiç gelmedin sen akşamın karanlığıyla. Geldiğin, gelmeyi düşündüğün yerlerde yaşayanlardan değildim ben. Uzak, uzak olduğu kadar eğreti bir duruş sergiledim hayatının raylarına. Yolundan çıkar belki mutluluk trenin. Belkiler ile yaşanır hayat. Keşkelerin koynunda uyutulan bembeyaz düşler gibi habersiz yenir yalanlar. Bilirim.

Git.

O kadar derin işledi ki gidişin yüreğime. Yaşadığım her gidişte hala sana el sallıyorum. Gözümdeki her yaşı gördün muhakkak. Ama bu gidişinde saklanmış gözyaşlarımla ağladım. Her yaşımın tadını bilirsin. Tuz buz olurdun ya ben ağlarken. İyi ki görmüyorsun bu yaşlarımı. Acı, acıtıyor. Kan görmeyeceksin bir daha emin ol.

Gittim.

Yutkuynamıyorum ki. Boğazımda düğümleniyor her sözüm. Derin bir kuyu artık yüreğim bazen merak edip taşı yuvarlıyorum içerime; ne de olsa sen yoksun çarpsın en dibine de yerimi bileyim diye. Ses yok. Tıpkı her gece başımı yastığıma koyduğumda “gel” haykırışlarımın sonunda olmadığı gibi. Ses yok!

Gittin.

Onlar gülmeyi hakettiler şüphesiz
Birlikte ama.
Ağlarken birisi
Omuz olmalıydı diğeri
Hangisi
Neden
Gitti bilinmiyor
Şimdi bir el-veda
Diğeri boş.

Gittiler.

mirfanK’10
[Üçbeşsekizbindokuzyüzseksenyedi]
 

Previous Older Entries