Aldatıldık Ey Haklım! Unutma Bizi!

aldatildik ey halkimBugün ferman günü…
Kralı ortalıkta gören yok. İnzivaya çekilmiş, ağlayan bir peri kızına nasihat ederken görmüşler en son. Kral çok sinirlenmiş, olayın dillenmesinden çok korkuyor.
Yakılan şövalyenin kardeşi var ya Edwart, o anlattı. Bana yalan söylüyor gibi geldi.

Donanmanın son yaptığı çıkartmada bir adayı ele geçirmişler dostum. Sanata ışık tutacak çok şirin simgeler varmış. Ne dersin? Parlarım oraya yerleşince.

Haa hani şu Kralın odacısı var ya, günlüğünü el altından beş altına satan? Onun evinde de Kralın sevdiği bir kıza ait mektup bulmuşlar. Ama ben inanmadım. Sözde Kral mektepte ders verirken bir öğrencisi âşık olmuş, o da merhamet etmiş ama kız sağda solda “Kral benimle evlenecek, boşuna güvenmeyin ona” deyince diri diri gömmüşler çöle. Bu kral pek zalim çıktı, halk yakında ayaklanır Zaidecdemişti dersin. Bu adam duygusuzluğun Kralı olmalıymış.

Pehh..

“Haşmetli Kralımız Ivan halkına bizzat seslenecek, herkes öğle vaktinde -Kale- önünde olacak! Duyanlar herkese duyurmakla yükümlüdür. Haşmetli Kralımız Ivan…”

“… Çabuk hazırlan abla, O’nu daha yakından görmek istiyorum.
Dona benimle gitmek zorunda değilsin! Git gör Kralını …

Yankılanıyor yüksek rakımlı bir kentin dağlarında ferman sesi.
Herkes Kralın bizzat katılacağı fermanı merak etmektedir.
Kafalar karışık, aşk olgusu yerleşeli çok olmuş, insanlar çoktan başka nefisler peşinde…
Daha yeni yeni her kafadan bir ses çıkıyor. Daha deyimleştirilmemiş.

Kralın aynı makamı paylaştığı askerleri pek ileri görüşlü…

“Kral tek tek alay etti hepsinin çıkarcı duygularıyla, bu ferman halkın beklediği stratejik fermanlardan değil. O haddi olmadan sahiplenmeye çalışanlar varya Kralı? Asıl mevzuu bu. Ben dahi yılların veziri olarak onun tek yakınının azrail olduğunun farkındayım. Çığır açacak bu ferman, onu masmavi bir mürekkeple yazmış. Sabahtan beri kimseyle konuşmuyor, sesini koruyor büyük ihtimalle…”

Halk karışık.
Vezir dahi sessiz…
Herkes fetih planlarında
Veya az vergi alınsın telaşında

Kral
Kralcı
Aşk…

-Kale- önünde toplanmış yüzlere baktı.
Elinde itina ile katladığı fermanı, yanında sevenleri, ön sırada da onu en çok sevenler vardı.

Bir süs furyasına kapılmış halkın on yedilikleri…

Kral güneşi arkasına aldı:

“Halkım!

Geriye doğru saydığımda kimse bildiğini okumayacak artık.Başına buyruk olanların hali ortada, bense sizin bu vahim duruma düşmenizden ötürü perişanım.

Son – ki – üç – Aldatıyoruz!”


O tarihe şerefsiz harflerle yazıldı belki.
Ama bir çığır açtığı kesin. Bir bütün olarak sevip bunları parça parça insanlarda toplayıp farkına varanların da parça parça olmasına sebep olanların idolü o şimdilerde…

Ivan’ın bu üç satırlık fermanına yıllarını sığdıranlar unutulmama kaygısıyla böyle bir şey yaptığını savundular. O günümüzün havasını solusaydı fermanı şüphesiz ki
“Aldatıldık ey halkım! Unutma bizi…” olurdu.

“Yeni Mesaj Yaz- `Seni seviyorum` – Gönder – Çok kişiye gönder – Ayşe, Fatma, Oya (ve daha niceleri) – İletildi…

“Yeni Mesaj(lar) Alındı – Ayşe: Bende seni seviyorum, Fatma: Seni çok seviyorum,Oya: Seni sevyrm”

Biz Ivan’ın torunlarıyız!
O haşmetli Kralın.
Unutmayın bizi.

mirfanK’08

Reklamlar

Aldatıldık Ey Haklım! Unutma Bizi!

aldatildik ey halkimBugün ferman günü…
Kralı ortalıkta gören yok. İnzivaya çekilmiş, ağlayan bir peri kızına nasihat ederken görmüşler en son. Kral çok sinirlenmiş, olayın dillenmesinden çok korkuyor.
Yakılan şövalyenin kardeşi var ya Edwart, o anlattı. Bana yalan söylüyor gibi geldi.

Donanmanın son yaptığı çıkartmada bir adayı ele geçirmişler dostum. Sanata ışık tutacak çok şirin simgeler varmış. Ne dersin? Parlarım oraya yerleşince.

Haa hani şu Kralın odacısı var ya, günlüğünü el altından beş altına satan? Onun evinde de Kralın sevdiği bir kıza ait mektup bulmuşlar. Ama ben inanmadım. Sözde Kral mektepte ders verirken bir öğrencisi âşık olmuş, o da merhamet etmiş ama kız sağda solda "Kral benimle evlenecek, boşuna güvenmeyin ona" deyince diri diri gömmüşler çöle. Bu kral pek zalim çıktı, halk yakında ayaklanır Zaidecdemişti dersin. Bu adam duygusuzluğun Kralı olmalıymış.

Pehh..

"Haşmetli Kralımız Ivan halkına bizzat seslenecek, herkes öğle vaktinde -Kale- önünde olacak! Duyanlar herkese duyurmakla yükümlüdür. Haşmetli Kralımız Ivan…"

"… Çabuk hazırlan abla, O’nu daha yakından görmek istiyorum.
Dona benimle gitmek zorunda değilsin! Git gör Kralını …
"

Yankılanıyor yüksek rakımlı bir kentin dağlarında ferman sesi.
Herkes Kralın bizzat katılacağı fermanı merak etmektedir.
Kafalar karışık, aşk olgusu yerleşeli çok olmuş, insanlar çoktan başka nefisler peşinde…
Daha yeni yeni her kafadan bir ses çıkıyor. Daha deyimleştirilmemiş.

Kralın aynı makamı paylaştığı askerleri pek ileri görüşlü…

"Kral tek tek alay etti hepsinin çıkarcı duygularıyla, bu ferman halkın beklediği stratejik fermanlardan değil. O haddi olmadan sahiplenmeye çalışanlar varya Kralı? Asıl mevzuu bu. Ben dahi yılların veziri olarak onun tek yakınının azrail olduğunun farkındayım. Çığır açacak bu ferman, onu masmavi bir mürekkeple yazmış. Sabahtan beri kimseyle konuşmuyor, sesini koruyor büyük ihtimalle…"

Halk karışık.
Vezir dahi sessiz…
Herkes fetih planlarında
Veya az vergi alınsın telaşında

Kral
Kralcı
Aşk…

-Kale- önünde toplanmış yüzlere baktı.
Elinde itina ile katladığı fermanı, yanında sevenleri, ön sırada da onu en çok sevenler vardı.

Bir süs furyasına kapılmış halkın on yedilikleri…

Kral güneşi arkasına aldı:

"Halkım!

Geriye doğru saydığımda kimse bildiğini okumayacak artık.Başına buyruk olanların hali ortada, bense sizin bu vahim duruma düşmenizden ötürü perişanım.

Son – ki – üç – Aldatıyoruz!"


O tarihe şerefsiz harflerle yazıldı belki.
Ama bir çığır açtığı kesin. Bir bütün olarak sevip bunları parça parça insanlarda toplayıp farkına varanların da parça parça olmasına sebep olanların idolü o şimdilerde…

Ivan’ın bu üç satırlık fermanına yıllarını sığdıranlar unutulmama kaygısıyla böyle bir şey yaptığını savundular. O günümüzün havasını solusaydı fermanı şüphesiz ki
"Aldatıldık ey halkım! Unutma bizi…" olurdu.

"Yeni Mesaj Yaz- `Seni seviyorum` – Gönder – Çok kişiye gönder – Ayşe, Fatma, Oya (ve daha niceleri) – İletildi…

"Yeni Mesaj(lar) Alındı – Ayşe: Bende seni seviyorum, Fatma: Seni çok seviyorum,Oya: Seni sevyrm"

Biz Ivan’ın torunlarıyız!
O haşmetli Kralın.
Unutmayın bizi.

mirfanK’08

İstanbul’u Gördüm

istanbulu gördüm
Unutmadan,
İstanbul’u gördüm gitmeden
Yedi Tepesi’ni de gördüm
Sevmeden yaşar mı insan?
Sen de sevmiştin burada biliyorum.

İstanbul’u gördüm,
Boğazda çırpınan kahpelikleriyle
Kız kulesine yüzen çarpık aşklarıyla
Sahilde el ele dolaşan aşıklarıyla.

İstanbul’u gördüm,
Yalısında sefasıyla
Gökyüzünde cefasıyla.

İstanbul’u gördüm
Bir Cami’de sela sesiyle uğurladı beni.
Gururlandım / şad oldum.
Birileri dinlerken İstanbul’u
Ben
Gökyüzünde
Kayboldum.

mirfanK’09

İstanbul’u Gördüm

istanbulu gördüm
Unutmadan,
İstanbul’u gördüm gitmeden
Yedi Tepesi’ni de gördüm
Sevmeden yaşar mı insan?
Sen de sevmiştin burada biliyorum.

İstanbul’u gördüm,
Boğazda çırpınan kahpelikleriyle
Kız kulesine yüzen çarpık aşklarıyla
Sahilde el ele dolaşan aşıklarıyla.

İstanbul’u gördüm,
Yalısında sefasıyla
Gökyüzünde cefasıyla.

İstanbul’u gördüm
Bir Cami’de sela sesiyle uğurladı beni.
Gururlandım / şad oldum.
Birileri dinlerken İstanbul’u
Ben
Gökyüzünde
Kayboldum.

mirfanK’09

Sen misin Yağan?

sen misin yağanSuratımın en sevdiğin tarafı
En sevdiğin kentin
En sevdiğin sularında giden
Bir vapurun camına yapışık.
Aklımda sen
Hayallerimde sen
Belki yağan da sensin.

Gözümden bir yaş yüzdürdüm cama doğru
Bir yağmur damlasıyla birleşip denize karıştı
Akdeniz kucakladı bizi
Sen yağdın sandım
Alabora oldu düşlerim
Seni aradı
Kayıp ellerim.

mirfanK’10

Sen misin Yağan?

sen misin yağanSuratımın en sevdiğin tarafı
En sevdiğin kentin
En sevdiğin sularında giden
Bir vapurun camına yapışık.
Aklımda sen
Hayallerimde sen
Belki yağan da sensin.

Gözümden bir yaş yüzdürdüm cama doğru
Bir yağmur damlasıyla birleşip denize karıştı
Akdeniz kucakladı bizi
Sen yağdın sandım
Alabora oldu düşlerim
Seni aradı
Kayıp ellerim.

mirfanK’10

Seni Sana Anlatmak

seni sana anlatmak
Zor şey seni sana anlatmak
Aynaya bakmanı sağlamak gibi.



Senin bilmediğin şeyleri anlatıyorum
Şaşırıyorsun,
“Bu mu sevgin diyorsun” haliyle.
Oysa özünü anlatıyorum senin.

Sendeki akrepten, yelkovandan bahsediyorum.
Yalvarıyorum heba etme kendini başka ömürlerde
Bir daha gelmeyeceğiz ki bu dünyaya.
 
Bırak ellerim kölen olsun,  
Döndürsün dünyayı etrafında.
Güneşsin sen, biliyorsun

Bırak
Döndüreyim dünyayı etrafında

Bırak
Yaşasın insanlar  
Günleri, ayları hatta yılları yaşasınlar!

Bırak
Allah’ından bulsun bizim olmayanlar!

Bırak Aşığım Bak.

mirfanK’11

Previous Older Entries