Mabel Matiz – Yaşım Çocuk

2013’e adım atar atmaz Mabel Matiz’in ikinci albümü Yaşım Çocuk‘a kavuştuk. Bu kavuşma benim için ayrı bir özelliğe sahip. Yaşım Çocuk, Mabel Matiz’in kendi adını taşıyan ilk albümü kadar heyecanla beklediğim bir albüm oldu ve Mabel’in neler yapabileceği konusunda hayal kurmamam gerektiğini kanıtladı. Çünkü Mabel Matiz her zaman beklediğimden daha fazlasını gösterdi, daha fazlasını dinletti. 
Yaşım Çocuk albüm olarak burada yer alıyor, şarkılar ise şöyle:
Mabel Matiz bir şato gibi; ona “merhaba” deyip bir şarkısını açtığınızda yani o büyük şatonun bir odasına girdiğinizde bağımlı oluyorsunuz. Odanın duvarlarındaki anılar, ışığın şiddeti, nereden geldiğini asla anlamayacağınız iç sesiniz, güneşe bakan pencereler ve elinize kalan perdeler. Başka bir odaya geçtiğinizde sizi aynı şeyler bekliyor ama pencereler güneşe başka bakıyor, elinize kalan perdelerin renkleri farklı, anılar bu kez karşı duvarda, ışığın şiddeti farklı, iç sesiniz daha gür belki. Demem o ki Mabel Matiz sizi o odalarda benzer şeylerle karşılıyor ama hiçbir oda birbirinin aynısı değil. Ben bu şatonun kapısını ilk olarak Kül Hece ile çaldım ve oda oda gezmeye devam ediyorum. Kaç oda var bilmiyorum, hiç kimse bilmiyor ama geziyorum. Gezdiğim için de çok mutluyum!
“Ah, geç kaldım Mabel’e […]” diye düşünme, gir bi’ odaya ve başla gezmeye.
İyi gezmeler.
mirfanK’13

Reklamlar

Mabel Matiz – Yaşım Çocuk

2013’e adım atar atmaz Mabel Matiz’in ikinci albümü Yaşım Çocuk‘a kavuştuk. Bu kavuşma benim için ayrı bir özelliğe sahip. Yaşım Çocuk, Mabel Matiz’in kendi adını taşıyan ilk albümü kadar heyecanla beklediğim bir albüm oldu ve Mabel’in neler yapabileceği konusunda hayal kurmamam gerektiğini kanıtladı. Çünkü Mabel Matiz her zaman beklediğimden daha fazlasını gösterdi, daha fazlasını dinletti. 
Yaşım Çocuk albüm olarak burada yer alıyor, şarkılar ise şöyle:
Mabel Matiz bir şato gibi; ona “merhaba” deyip bir şarkısını açtığınızda yani o büyük şatonun bir odasına girdiğinizde bağımlı oluyorsunuz. Odanın duvarlarındaki anılar, ışığın şiddeti, nereden geldiğini asla anlamayacağınız iç sesiniz, güneşe bakan pencereler ve elinize kalan perdeler. Başka bir odaya geçtiğinizde sizi aynı şeyler bekliyor ama pencereler güneşe başka bakıyor, elinize kalan perdelerin renkleri farklı, anılar bu kez karşı duvarda, ışığın şiddeti farklı, iç sesiniz daha gür belki. Demem o ki Mabel Matiz sizi o odalarda benzer şeylerle karşılıyor ama hiçbir oda birbirinin aynısı değil. Ben bu şatonun kapısını ilk olarak Kül Hece ile çaldım ve oda oda gezmeye devam ediyorum. Kaç oda var bilmiyorum, hiç kimse bilmiyor ama geziyorum. Gezdiğim için de çok mutluyum!
“Ah, geç kaldım Mabel’e […]” diye düşünme, gir bi’ odaya ve başla gezmeye.
İyi gezmeler.
mirfanK’13

İrfan Kurudirek [Kitap Dünyası – 03.02.2013