acı

hiç ıslanmamışsın ki yağmurda,
sen nereden bileceksin; suyun halini, göğün derdini,
her yağmurda ıslandık ama
göz göre göre ölüyoruz burada.
elbet -iyilik, sağlık- olacak göğün ardında,
ah, göğün en mavi derinliği;
en çok ben ölürken güzelsin.

mirfanK’15

Reklamlar

1. Ölüm: Helva Yeme Zamanı

2012 güzü, sağanak yağışlı bi’ istanbul akşamındayız, karton külleri çıkalı 5 ay tükeneli 1 hafta olmuş. duygu’nun balkonunda oturuyoruz, adalar yorgunuyuz, ben hastayım biraz. kucağımda siyah bir çanta var. omuzdan asmalı. ay gizliyor yüzünü geceden, yağmur dinmiş. açtım çantayı bi’ tomar mektup. kenarlarını yırtıp okudum hepsini yüksek sesle. sayfaların kenarlarına düştüğüm küçük notları yutkundum. bu ne demedi kimse. üçüncü kitabım gün yüzüne çıkalı iki sene oluyor. sonra murathan’a gittim. ilk kez. hasretle kucaklaştık. hayallerimiz de ilk kez orada kucaklaştı. kitabımı anlattım mektupların öyküleri henüz doğmamıştı. helva yedin mi? diye sordu. helva yeme zamanı doğdu. biraz daha öleyim dedim. iyi ölmüş olacağım ki Bütün Ölüleri doğdu!
mirfanK’14

aynı

aynı kıyafetlerle yürüdüm denize doğru. aynı gecenin aynı vaktinde yürüdüm – karanlık bile aynıydı.
gökyüzünden soluduğum havayı ciğerlerim onayladı.
ölümü bu kez denemedim,
ölsem duyar mıydın ki?
ölsem duyar mıydın?
ölsem sızlar miydi yüzünün yanı?
gözlerim lekeleniyor, kuruyor musun?
bu gece seni öpmeden uyuyacağım, 
-sabahı bilinmez.
bu gece sen olmadan uyuyacağım,
-uyanır mıyım,
bilinmez.
mirfanK’13

aynı

aynı kıyafetlerle yürüdüm denize doğru. aynı gecenin aynı vaktinde yürüdüm – karanlık bile aynıydı.
gökyüzünden soluduğum havayı ciğerlerim onayladı.
ölümü bu kez denemedim,
ölsem duyar mıydın ki?
ölsem duyar mıydın?
ölsem sızlar miydi yüzünün yanı?
gözlerim lekeleniyor, kuruyor musun?
bu gece seni öpmeden uyuyacağım, 
-sabahı bilinmez.
bu gece sen olmadan uyuyacağım,
-uyanır mıyım,
bilinmez.
mirfanK’13

gibi

-iki dirhem bir irfan-

ölür gibi kaçışıyor
ardına sığındıklarım.
mevsiminden miras bana
burnu üşüyen yalnızlığım.
bu yıl altı saat daha fazla sevdim seni.

ömrümde öldün gibi,
dünümde kaldın gibi,
bugünde yangın gibi,

bu yıl da fazla sevdim seni.

mirfanK’13

gibi

-iki dirhem bir irfan-

ölür gibi kaçışıyor
ardına sığındıklarım.
mevsiminden miras bana
burnu üşüyen yalnızlığım.
bu yıl altı saat daha fazla sevdim seni.

ömrümde öldün gibi,
dünümde kaldın gibi,
bugünde yangın gibi,

bu yıl da fazla sevdim seni.

mirfanK’13

Harem Kahpesi

“kanatlarına takılmış düşlerin
yeminlerin sulak çayır
melekliğin görünmüyor.”

-çocuklar
masum sansın
seni.

-sen öyle şeref besle ki
büyüyünce tanısın
seni.

Tanrı’nın canı varsa eğer
gözünden yaksın
seni.

bozuk sütün peyniri
kokarmış;

kokun çıktı senin / vakit yatsı
söndü mumların.

tanıdığım en büyük kahpe sen değilsin
kahpeler in-
sansın
aşklar yavşak görsün seni.
nasılsa aynalar ve ben
biliyoruz gerçeği.

. . .

ölüm sana yakıştı
içime bak.

mirfanK’13

Previous Older Entries