Cerrah Şarkılar – XIX

yaklaşık birkaç asırdır -abartmayı severim, bilirsin- elimi uzatıp tokalaştığım herkese “öpme, hastayım.” diyorum. zihnimde canlanan bi’ sahne var çünkü; arabadan inip arkama bakmadan yürüyorum, çünkü arkama bakarsam ağlayacağım biliyorum, sonra bi’ kapı kapanma sesi daha geliyor, sonra koşma sesi, sonra boynuma atlıyorsun sarılıp ağlıyoruz; ne yazık ki sonra öpüyorsun beni ve hiç konuşmadan ayrılıyoruz. aradan yaklaşık birkaç asır geçti -abartmayı sevdiğimi söylemiş miydim?- sen öpmedin ama biz konuşmadan ayrıldık seninle. yanağımda bi’ yerdesin hâlâ ama hastalıksın, seni kimseye bulaştıramam.

Reklamlar

Cerrah Şarkılar – XIX

yaklaşık birkaç asırdır -abartmayı severim, bilirsin- elimi uzatıp tokalaştığım herkese “öpme, hastayım.” diyorum. zihnimde canlanan bi’ sahne var çünkü; arabadan inip arkama bakmadan yürüyorum, çünkü arkama bakarsam ağlayacağım biliyorum, sonra bi’ kapı kapanma sesi daha geliyor, sonra koşma sesi, sonra boynuma atlıyorsun sarılıp ağlıyoruz; ne yazık ki sonra öpüyorsun beni ve hiç konuşmadan ayrılıyoruz. aradan yaklaşık birkaç asır geçti -abartmayı sevdiğimi söylemiş miydim?- sen öpmedin ama biz konuşmadan ayrıldık seninle. yanağımda bi’ yerdesin hâlâ ama hastalıksın, seni kimseye bulaştıramam.

Cerrah Şarkılar – XVIII

kimsesizliğine emanet edilmiş evlerin yanından hızlı geçtik. sonuçta bizler kimsesizliğin kemiğine bıçak dayayan hisler idik. ruhumuzun “huzur” ile ilgili tüm vanalarını açık bıraktık; aşıklar çay bahçesinde biraz limonata hikâyesi dinledik. “ada’dan beslen” dedi birisi.
tepeden büyükada rum yetimhanesi’ni gördüm ben; içimden birkaç kimsesizin kemiklerinden bıçaklarını çektim, alışkanlık işte.
hem sonra düşündüm de; iyi ki seninle gelmemişim ada’ya.

Cerrah Şarkılar – XVIII

kimsesizliğine emanet edilmiş evlerin yanından hızlı geçtik. sonuçta bizler kimsesizliğin kemiğine bıçak dayayan hisler idik. ruhumuzun “huzur” ile ilgili tüm vanalarını açık bıraktık; aşıklar çay bahçesinde biraz limonata hikâyesi dinledik. “ada’dan beslen” dedi birisi.
tepeden büyükada rum yetimhanesi’ni gördüm ben; içimden birkaç kimsesizin kemiklerinden bıçaklarını çektim, alışkanlık işte.
hem sonra düşündüm de; iyi ki seninle gelmemişim ada’ya.

Cerrah Şarkılar – XVI

çok masum bi’ öpücükle karşılamıştın beni. yaprakların dâhi kıpırdamadığı bi’ akşamdı, ortalığın dağınıklığını anlatmam mümkün değil. açıkçası bu şen halimizi çok özlemiştim. sonra durmadan yürüdük seninle. bi’ uzadın, bi’ kısaldın dün gece ama hep güzeldin, en güzeldin.
sonra gözlerime hiç bakmadan gittin.
kan rüyayı bozar sevgilim, gitme.

Cerrah Şarkılar – XVI

çok masum bi’ öpücükle karşılamıştın beni. yaprakların dâhi kıpırdamadığı bi’ akşamdı, ortalığın dağınıklığını anlatmam mümkün değil. açıkçası bu şen halimizi çok özlemiştim. sonra durmadan yürüdük seninle. bi’ uzadın, bi’ kısaldın dün gece ama hep güzeldin, en güzeldin.
sonra gözlerime hiç bakmadan gittin.
kan rüyayı bozar sevgilim, gitme.

Cerrah Şarkılar – XIV

beni geçmişime taşıyan şarkılara rastlıyorum bu ara, endişelenme ama. yüreğimde kalan sevgi sana yetmez diye geçmişimden koparıp alıyorum bir şeyleri. sana ihtiyaç duyuyorum fazlasıyla, sonra duymamayı öğreniyorum. anlayacağın hayat zor; ben dozunda sevmeyi bi’ türlü beceremiyorum.

Previous Older Entries