altı üstü

altı üstü hiçbir devirde yan yana yazılmamış iki cümleyiz,
aramızda çizgi bile yoktu üstelik;
hatıralardan hafızalara miras kaldık,
bir hatır sahibi unutsun diye bekliyoruz.


mirfanK’16

zihin

yine de
burnumun direğine kuş kondurmuyor
artık hatıralar
hatırladıkça bağışlıyorum kendimi.
üstelik seni bağışlayan zihnime de çok şey borçluyum,
ve sen
hiç az değilsin.

fotoğraf: murathan özbek

mirfanK’15

bulut

olmadığın günleri düşmüyorlar takvimden,
ben her yılı herkesten fazla yaşıyorum,
ve gittiğim her yolu sırtımda taşıyorum.

çıkmaz sokaklarda düşük yapıyor ihtimaller,
tamam kabul,
dünya yuvarlak ve dönüyor,
hatta denize paralel dağlar da var
rica ediyorum, bulutlara dokunmayın,
-aklımı kaçırıyorum-

mirfanK’15

kış uykusu

bu yalnızlar içinde dermansız bir kalabalığım
zihnimde bir yere sabitliyorum yüzünü
yüzün acılarımın mezarlığı,
karanfil ektiğim dilinde neşter saklıyorsun artık,
biliyorum senin yüzünden uyanıyor her şey,
sus, söyleme sakın.

mirfanK’15

gezegen

öyle bir yol ki,
metrekaresine adından bağımsız iki acı düşüyor.
bu ilkel bitkilerin arasında yürüdüğünden beri dünya en zehirli gezegen.
rüyalarda dahi ölçülmüyor artık bazı mesafeler,
ve bilirim ki masumiyetine sığındığın bi’ ayrılık daha var,
kirpiklerinin içinde
pusuda bekler.

fotoğraf: murathan özbek

mirfanK’15

maske

intihara girişmiştin,
şimdi, dinlendiğin ırmakları emdi mi gözlerin,
demem o ki dürüst bir yalnızlığı iyi becerdim,
ne de olsa kül olmayan yerden acı doğmaz.
çürümüş bir iskeleden ölüyorum bugün,
bu kadar insan, bu kadar yüz
kaç kişi tanıyorsun maskesi kendinden olan,
ve bir ölüm kaç yalnızlığı yetim bırakıyor
-annesi kendinden olan-

fotoğraf: murathan özbek

mirfanK’15

Gülten Akın

şiirin annesi Gülten Akın göçtü bu dünyadan. şimdi tüm dizeler kadar öksüzüz. kulağımızda deli kızın türküsü, solumuz ise biraz eksik sevgi ile kalacak. hem öyle deme, biz şimdi çok içli ağlarız seni özlediğimizde. ah, cennet ne güzel şairlerle doldu, buralar artık çok yavan. mekanın cennet olsun ustam.

“yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer
yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular
kahredersin başın önüne düşer
düşerse beni unutma”

azap

iyi gidiyordu yanında yıldızlar,
onlar bile aynı yerinde değil artık,
iyiydiler ve gittiler.
iyi olan hiçbir şey iyi kalmadı
dünya dört bir yanından dert fışkıran bir bataklık artık,
ve ben dünyaya acıyan duyguların iç sesiyim;
demirden de korkarım, trenden de.

fotoğraf: murathan özbek

mirfanK’15

perde

onlarca göz sayarım, ki hepsi tek bakıyor,
herkes acısını kıyaslıyor, ucundan, kıyısından
soluk, bir fotoğrafta yaşıyor hâlâ aynalardan biliyorum,
biliyorum ki hâlâ dinliyorsun kabuklarının sesini,
ve bir kat daha yamalı şimdi yaralarının perdesi.

yamanı sev,
yaranı unut.

mirfanK’15

denk

gülüşün-
gülüşüme denk geldi
tam da böyle bir bahardı
ilk veya son oluşunun ne önemi var.
hatırladıkça balkonda yıldız kuruturum
kışa dilek lazım, memleket kara.
buradan bakınca ay
oradan bakınca bahar.
bi’ düşün de
içim ısınsın.

fotoğraf: viyana, 2009

mirfanK’15

Previous Older Entries