Cerrah Şarkılar – XX

‘sesi hüzünlü adam’ henüz aramızdaki bağa ses olmamışken hayal kurmaya başlamıştık seninle. aramızda birçok ülke vardı ama o gece aynı yıldıza bağlanmıştık, iyi hatırlarım. o gece beni günlerce uykusuz bırakan şarkıyı seninle paylaşmıştım. yine o gece o şarkı ‘bizim’ oldu. ilk kez nesnel bir şey senle benim yani; ‘ikimizin’ oldu. o gece mabel’i bilen insan sayısı bizim gördüğümüz yıldızlardan fazl
a değildi, seninle ben, bunu söylemekten gurur duyarım; yani ‘biz’ o gece mabel’in konserine gitme hayali kurmuştuk, iyi hatırlarım. hatta sen -kül hece’de- kaybolurken ben sessizce sana evlenme teklif edeceğim günü hayal etmiştim. içinde kül hecesi ile mabel’de vardı. zamanla çığ gibi büyüdük biz, hatta öyle ki mabel olmadan -kül hece- söyler olduk seninle. aradan hatırı sayılır birkaç yıl geçti; mabel’in ilk konserinden beş gün önce hatırı sayılır bir şekilde bittik biz seninle. benim dizimde uyuttuğum kül hece’li düşlerim bi’ daha uyanamadı. ben o konsere ‘bizsiz’ gittim ve kül hece’yi biraz ıslak söyledim. aradan yine hatırı sayılır bir iki yıl geçti ve sen daha da uzağa gittin hatta izini kaybettirmek için soyadını değiştirdin değil mi?
öyle olmalı.
lütfen.

Reklamlar

Cerrah Şarkılar – XIX

yaklaşık birkaç asırdır -abartmayı severim, bilirsin- elimi uzatıp tokalaştığım herkese “öpme, hastayım.” diyorum. zihnimde canlanan bi’ sahne var çünkü; arabadan inip arkama bakmadan yürüyorum, çünkü arkama bakarsam ağlayacağım biliyorum, sonra bi’ kapı kapanma sesi daha geliyor, sonra koşma sesi, sonra boynuma atlıyorsun sarılıp ağlıyoruz; ne yazık ki sonra öpüyorsun beni ve hiç konuşmadan ayrılıyoruz. aradan yaklaşık birkaç asır geçti -abartmayı sevdiğimi söylemiş miydim?- sen öpmedin ama biz konuşmadan ayrıldık seninle. yanağımda bi’ yerdesin hâlâ ama hastalıksın, seni kimseye bulaştıramam.

Cerrah Şarkılar – XIX

yaklaşık birkaç asırdır -abartmayı severim, bilirsin- elimi uzatıp tokalaştığım herkese “öpme, hastayım.” diyorum. zihnimde canlanan bi’ sahne var çünkü; arabadan inip arkama bakmadan yürüyorum, çünkü arkama bakarsam ağlayacağım biliyorum, sonra bi’ kapı kapanma sesi daha geliyor, sonra koşma sesi, sonra boynuma atlıyorsun sarılıp ağlıyoruz; ne yazık ki sonra öpüyorsun beni ve hiç konuşmadan ayrılıyoruz. aradan yaklaşık birkaç asır geçti -abartmayı sevdiğimi söylemiş miydim?- sen öpmedin ama biz konuşmadan ayrıldık seninle. yanağımda bi’ yerdesin hâlâ ama hastalıksın, seni kimseye bulaştıramam.